Gösteriliyor 10

ESKİ İSTANBUL’DAN HATIRDA KALANLAR

Boğaz’ın güney ucunda yer alan İstanbul, gerek dün gerekse bugün, dünyadaki şehirler içinde en iyi konumuna sahip olanıdır. Avrupa ve Anadolu kıtaları üzerine kurulmuş olan şehir geçen asırda günümüzdeki kadar büyümüş değildi. Şehrin Avrupa yakası iki parçadan, İstanbul ve Pera’dan oluşmaktaydı. Diğer bölümü ise Asya’da bulunmakta ve koynunda Üsküdar’ı barındırmaktaydı. Şehrin hemen hemen her tepesi …

DİLENCİLER

Maddi yoksunluk içerisinde bulunan insanların gönlü zengin ve merhamet sahibi insanlara el açma eylemlerine klasik anlamda dilencilik diyoruz. Dilencilik; fukaralık, maddi mahrumiyet yahut çaresizliğin doğurduğu tabii bir sonuç olmasının ötesinde Türk kültür tarihinin kurumsallaşmış bir unsuru ve toplumsal bir geleneği de olmuştur. Dilencilik Doğu’da olduğu kadar Batı’da söz konusudur. Ancak suretleri ve talep şekilleri itibarıyla …

BİR ZAMANLAR BİZİM OLAN İDLİB

Geçen asırda Osmanlı coğrafyası sınırları içerisinde yer alan İdlib bize ait mütevazı bir belde idi. Halep Vilayetine bağlı bulunmakta ve Antakya, İskenderun gibi bir kaza olarak Osmanlı idari teşkilatı içerisinde yer almaktaydı. Halep vilayeti dâhilinde yer alan ancak kendisine bağlı nahiyeleri ve bir dizi köyleri olan bir statüsü vardı. İdlib’in geçmiş zamanlarda çok şeylere şahit …

BİR NOSTALJİ OLARAK DÜELLO

Muhafazakâr olarak bilinse de Hamidiye Devri Batı kültürünün etkisinde kalmaktan kendisini bütünüyle kurtarabilmiş eğildi. İyi veya kötü, güzel veya çirkin birçok Batı kültür unsuru Osmanlı Müslüman toplumunda da tatbik edilir bir hale gelmişti. Bu anlamda geçen asrın Batı toplumlarında uygulandığı görülen, bizlerce de, yakinen görülüp müşahede edilmemiş olsa da, Amerikan kovboy filmlerinden fazlası ile seyredip …

OTOMOBİL : SULTAN ABDÜLHAMİD VE OTOMOBİL – 5

Kabul, İstihza ve Realite Sultan Abdülhamid diğer hükümdar ve krallara nispetle en son otomobil alan hükümdar olmuşsa da 1900’ün başından itibaren Yıldız Sarayı’nın geniş bahçesinde kendi kullanımı için birkaç otomobil alıp muhafaza etmesi tabii bir hale gelmiştir. O sadece otomobil almakla kalmamış, 1905’te edindiği araba nedeniyle son derece mutlu olmuş ve kullandığı arabanın mucidini memnun …

ABDÜLHAMİD VE OTOMOBİL – 4

Otomobil ve Yasak Ülkeler Dönemin yayın organlarından biri olan Şehbal’de, mesela, Times nehrinin üzerinde inşa olunan köprünün fotoğrafına yer verilerek; “Daha uzun süre bigâne (kayıtsız) kalmaya mahkûm olduğumuz asar-ı temeddün (medeniyet eserleri)” denmekteydi. Bu hayıflanmanın yer aldığı aynı sayfanın hemen altında ise başka bir fotoğrafa yer verilerek “Ma’mûre-i Konstantiniyye’de görülmeyen umranlardan biri (Bayındır İstanbul’da görülmeyen gelişmişliklerden …

ABDÜLHAMİD VE OTOMOBİL – 3

Kazalar, Fuarlar, Turlar ve Turneler Otomobil Kazaları Otomobilin varlığı genel olarak daha bütünüyle kabullenilememiş ve kullanımı da tam olarak öğrenilememişken otomobil kullanmaya kalkmak doğrusu biraz da maceralı bir işti. Ancak her ülke ve coğrafyada adrenalini yüksek olan veya onu yüksek tutmaya çalışan insanlar da az değildi. Otomobil yolculuğu zahmetli olduğu kadar tehlikeliydi de. Öncelikle otomobilin …

ABDÜLHAMİD VE OTOMOBİL – 2

Sultan Abdülhamid ve Otomobil – 2 Yeni bir icat olarak otomobil bazı insanlar tarafından garipsenip tehlikeli olarak görülmüşse de dünyanın dört bir tarafında her geçen gün kendisine rağbet gösterilen ve satın alınarak kullanılan bir özelliğe de sahip olmuştu. Özellikle iş dünyasının ve sosyal hayatın ileri gelenleri açısından otomobil sahibi olmak nerdeyse zaruret halini almıştır. Öte …

ABDÜLHAMİD VE OTOMOBİL – 1

Yıldız Sarayı’na Gelen Otomobilin Hikâyesi Otomobil geçen yüzyılın başlarına kadar yalnızca zenginlere ait pahalı bir meta ve seçkin bir zevkti. Bu hususiyetini kaybedip yaygın olarak kullanılır hale gelebilmesi için daha bir hayli zamanın geçmesi gerekmekteydi. Geçen asrın otomobilleri teknoloji olarak bugünün otomobilleri ile tabii ki kıyaslanamayacak derecede bir gelişmişlik düzeyine sahipti. Şasileri basit ve silindirleri …

SARAY’DAKİ AŞK DEDİKODULARI

Sultan Abdülhamid diyor ki; Nelerden şikâyetçi olmalıyız? Ne tür şeyleri eleştirmemiz gerekiyor? İnsan kaderinden kaçıp kurutulabilir mi? Aşkın ne karşı konulamaz bir güç olduğunu unutuvermek doğru mu­dur? Âşık olduğu kadınla yalnız kaldığında güçlü iken zayıf düşmeyen erkek var mıdır? Âşık olduğu bir kadınla yalnız kaldığında zayıf olmayan güçlü adam nerede? Ve bazen hepimiz çılgınlıklar yapmaya …