Gösteriliyor 16

BİR İTİN BİYOGRAFİSİ

Genel olarak hayvanları, özellikle de itleri ve hususen de İstanbul itlerini tanıyıp anlatmakta, araştırıp yazmakta ciddi derecede ihmalimiz söz konusudur. İtleri bize tanıtacak, davranışları, yaşamları ve sair hususiyetleri hakkında bilgi verecek ve onları nihayet sevmeseler de saygı duymayı öğretecek yeterli düzeyde kitaplarımız yoktur. Yeterli düzeyde çocuk hikâyelerimiz yoktur. Yeterli düzeyde araştırma eserlerimiz yoktur. Yeterli düzeyde …

31 MART’IN İSTANBUL SOKAK KÖPEKLERİNE BEDELİ

Bugün İtlere Yapılan Zulüm, İttihatçılardan Bizlere Kalan Kadim ve Kötü Bir Mirastır. İttihatçıların Abdülhamid’i Bertaraf Planı 1908 hadiseleri sonrasında Sultan İkinci Abdülhamid iktidarda şeklen de olsa bulunmaya devam etmişse de İttihatçıların derinden derine Sultan’a karşı duydukları siyasi endişeleri mevcuttu. Onunla birlikte hedefledikleri yola devam edemezlerdi. O iktidarda, şeklen de olsa, kaldığı sürece kendileri gölgede kalacak ve istedikleri …

FETHİN EN BÜYÜK ŞAHADETİ AYASOFYA

Ayasofya kilise iken de cami olduktan sonra da dillerden hiç düşmedi. Dikkatleri her vakit ve her dönem üzerinde topladı. Hep önde ve hep gözde oldu. Hatta Ayasofya mimarisinde veya ona çok benzer biçimlerde camiler dahi yapıldı. Bu durum bazen şuurlu bir şekilde oldu, bazen de çaresizlikten kaynaklandı. Ancak netice itibariyle Ayasofya cami mimarisi olarak da …

ESKİ İSTANBUL’DAN HATIRDA KALANLAR

Boğaz’ın güney ucunda yer alan İstanbul, gerek dün gerekse bugün, dünyadaki şehirler içinde en iyi konumuna sahip olanıdır. Avrupa ve Anadolu kıtaları üzerine kurulmuş olan şehir geçen asırda günümüzdeki kadar büyümüş değildi. Şehrin Avrupa yakası iki parçadan, İstanbul ve Pera’dan oluşmaktaydı. Diğer bölümü ise Asya’da bulunmakta ve koynunda Üsküdar’ı barındırmaktaydı. Şehrin hemen hemen her tepesi …

DİLENCİLER

Maddi yoksunluk içerisinde bulunan insanların gönlü zengin ve merhamet sahibi insanlara el açma eylemlerine klasik anlamda dilencilik diyoruz. Dilencilik; fukaralık, maddi mahrumiyet yahut çaresizliğin doğurduğu tabii bir sonuç olmasının ötesinde Türk kültür tarihinin kurumsallaşmış bir unsuru ve toplumsal bir geleneği de olmuştur. Dilencilik Doğu’da olduğu kadar Batı’da söz konusudur. Ancak suretleri ve talep şekilleri itibarıyla …

CONSTANTİNOPLE’DEN İSTANBUL’A, HAGİA SOPHİA’DAN AYASOFYA’YA YOLCULUK – III

Bizans Mimarisinin En Büyük Eseri Ayasofya Bizans mimarisinin en büyük eseridir. Dünyadaki en büyük kubbe yapısı ile tam bir şaheserdir. İmparator I. Justinian tarafından inşa ettirilmiştir. Yapımına Milattan sonra 532 yılında başlanmış, tamamlanması ise bir görüşe göre 537’de, ama daha muhtemel bir kanaate göre ise 552’de söz konusu olmuştur. Mekân olarak, Büyük Constantine, oğlu Constantius …

BİR İSTANBUL DEPREMİ HİKÂYESİ

Son yaşanan İstanbul depremi, trajik İstanbul tarihini olduğu kadar deprem bilimindeki komik halimizi de gözler önüne sermiş bulunmaktadır. Memleketin güzide deprem bilimcilerinin her biri kendisine özgü bir üslupla konuştu. Ortak noktaları ise hiçbir konuda ittifak edememeleri oldu. Deprem olacaktı ama zamanı belli değildi. Ama çok yakındı. Şiddeti konusunda da farklı beyanlar vardı. Düşük sarsıntılı da …

ARAP İZZET PAŞA’NIN HEM KONAĞI HEM YÜREĞİ YANMIŞTI

Yakın dönem tarihimizde daha ziyade isminin başına konulan “Arap” sıfatı ile birlikte anılan ve o şekilde meşhur olan İzzet Paşa el- bid, hayatı filmleştirilmiş olsa, herhalde reytingi gelmiş geçmiş en yüksek film olurdu. Öyle bir filmin Guinness rekorlar kitabına girmemesi için hiçbir sebep olmazdı. Kendi hayatı bir film aratmayacak kadar zengin ve enteresan olan Arap …

SULTAN ABDÜLHAMİD’İN YASAKLADIĞI GİYSİ: ÇARŞAF

Genel olarak siyah renkli kumaştan dikilen çarşaf, içerisindeki insanın genç yahut yaşlı, çirkin yahut güzel ve hatta erkek veya kadın, kim ve nasıl olduğu konusunda isabetli bir tahminde bulunmaya imkân vermeyen bir özelliğe sahiptir. Dolayısıyla da çarşafa bürünmüş birinin taşıdığı sırlara vakıf olmak imkânsız bir haldir. Hal böyle olsa da çarşaf giymiş iki bayanın caddede …

ABDÜLHAMİD VE MÖSYÖ PASTEUR

Kuduz, Türkiye’de yüzyıllardır varlığını devam ettirmiş bir illettir. Daha onbeşinci asırda tilki, köpek, kedi ve çakal gibi hayvanların ısırma alışkanlıklarının bu hastalığın enfekte olmasının vasıtaları olduğu kabul edilmiştir. Tedavi metodu konusunda ise hem psişik usullerin hem de farklı tıbbi bileşiklerin kullanılması yoluna gidilmiştir. Sultan II. Abdülhamid, Pasteur’un 1885 yılında keşfettiği kuduz aşısının üzerinde daha bir …

SIRADAKİ KIZILELMA NEDİR?

İstanbul tarihte 24 defa kuşatma gördü. Sadece 6 defa ele geçirilebildi. Grek komutanları ve Roma imparatorları, Fars hükümdarları, Arap halifeleri, Venedik başkanları, Fransız kontları, Bulgar kralları, Avar liderleri, Slav despotları ve Osmanlı sultanları sırayla şehrin önlerine kadar gelip gittiler, şehri kuşattılar; ya geri püskürtüldüler ya da İstanbul’u ele geçirdiler. Ancak ele geçirenler birkaç komutandan ibaretti. …

İSTANBUL HİMAYE-İ HAYVANAT CEMİYETİ 1910

İttihatçı idare tarafından gerçekleştirilmiş olan 1910 yılı itlafı sonrasında hayvan hakları konusunda Türkiye’de atılan ilk adımlardan birisi hayvanların mevcudiyet ve hukukunu savunup kendilerini himaye etmek üzere bir cemiyetin kurulması gelişmesi olmuştur. 1908 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından İkinci Meşrutiyet’in ilanı sağlanmışsa da yeni meşruti idare İstanbul sokak köpekleri için hiçbir fayda sağlamamış, bilakis sonlarını getirecek …

ARAP İZZET PAŞA’DAN LEON TROÇKİ’YE BİR KÖŞKÜN BİYOGRAFİSİ

İstanbul’un tarihi güzelliklerinden birisi de bünyesinde önceki asırlardan günümüze intikal etmiş olan yalıları, köşkleri ve konaklarıdır. Bir zamanlar Boğazın iki yakasında, Kâğıthane, Kadıköy, Çamlıca, Adalar ve daha pek çok yerde bugünkülerden çok daha güzel, sanat ve zarafet örneği köşkler ve kâşaneler vardı. Ancak İstanbul’un meşhur olan bir başka tarihi unsuru daha mevcuttu. Yangınlar. Günlerce süren …

CONSTANTINOPLE’DEN İSTANBUL’A, HAGIA SOPHIA’DAN AYASOFYA’YA YOLCULUK 3

Bizans Mimarisinin En Büyük Eseri Ayasofya Bizans mimarisinin en büyük eseridir. Dünyadaki en büyük kubbe yapısı ile tam bir şaheserdir. İmparator I. Justinian tarafından inşa ettirilmiştir. Yapımına Milattan sonra 532 yılında başlanmış, tamamlanması ise bir görüşe göre 537’de, ama daha muhtemel bir kanaate göre ise 552’de söz konusu olmuştur. Mekân olarak, Büyük Constantine, oğlu Constantius …

MUSTAFA KEMAL; “VAHDEDDİN GİTMEK ZORUNDA KALACAK” DEMİŞTİ

1922 yılı Kasım ayı başlarında İstanbul’da bulunan işgalci müttefik güçler temsilcisi bazı isimler, Müttefik Yüksek Komiserleri ve Generallerinin yapacağı toplantıya arz etmeden evvel, siyasi bir konuyu kendi aralarında masaya yatırmışlardı. Konu oldukça önemli olup Sultan Vahdeddin’in güvenliğinin sağlanmasını ilgilendirmekteydi. Ama bu nasıl olacaktı? Her şeyden önce İtalyan General, Sultan’ın himaye edilmesi konusunda sorumlu olmakta isteksiz …

ABDÜLHAMİD’İN İSTANBUL SEVDASI

Sultan Abdülhamid İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda doğdu. Beylerbeyi Sarayı’nda vefat etti. 76 yıl süren ömrünü, Çırağan’da kalmak istemesine rağmen Selanik’te murakabe altında tutulduğu günler hariç, bütünüyle İstanbul’da geçirdi. Şehzadelik yıllarında Kâğıthane’de oturdu, Maslak’taki köşkünde ikamet etti. Günlerini oldukça dolu ve hareketli bir surette geçirdi. Kâğıthane’den öteye ta Küçükçekmece’ye kadar, İstanbul’da dolaşmadığı, gitmediği, bilmediği yer kalmadı. Istranca …