Gösteriliyor 29

GEÇEN ASRIN DOLAR MİLYONERLERİ

Her dönemin (Lira, Euro, Yen, Ruble değil de) dolar milyonerleri olmuş. Niye dolar milyonerleri denmiş… Demek ki ABD, parası ile de dünyaya hakim olmuş… Dolar milyarderleri adlarını tarihe sahip oldukları mali güçle ve ellerinde bulundurdukları nakdi servetle yazdırmışlar. Hani demişler ya, zenginin parası, züğürdün çenesi. Bizim ki de o hesap… İsterseniz bir bakalım geçen asırda …

GEL DE ŞİMDİ MADURO’YU SEVME!

Nicolás Maduro’ya selam olsun! Venezuela bir anlamda kahramanlar diyarıdır. Mesela “En çok canımı sıkan fakirliktir. O da beni asi hale getirmektedir” sözünün sahibi Hugo Chávez ve nihayet, ne yalan söyleyeyim, benim de kendisini yürekten takdir ettiğim ve haklı mücadelesinde içtenlikle kendisine başarılar dilediğim, günümüzün kahramanı Nicolás Maduro. İnsan Maduro’ya ait aşağıdaki ifadeleri okur da ona nasıl sempati …

BAKÜ PETROLLERİNİN BİR UCU ERZURUM-VAN-BİTLİS’TE Mİ?

Petrolün varlığının mutlak suretteki bilgisine çok önceden beri sahip olunsa da kullanıma sokulması en azından on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, hususiyle de yirminci yüzyılın başında söz konusu olmuştur. Bu siyah ve sıvı suretindeki maddenin öneminin ve ticari getirisinin fazlası ile farkında olan İngiltere; Mezopotamya, Suriye ve Arabistan coğrafyalarında bulunan petrol madenini azami derecede tasarruf etmek istemiş …

EMPERYALİZMİN VENEZUELA İLE DANSI

Yani emperyalizmin kurguladığı oyun hep aynı. Teslim olursan ne âlâ!… Venezuela, Güney Amerika’nın kuzey ucundaki bir ülke. Bize çok uzak, çok ötelerde ve çok ötemizde bir ülke. Sesini pek duymuyoruz. Rengini, dokusunu ve kokusunu pek tanımıyoruz. Halini ise yeterince bilmiyoruz. Ülke bugünlerde ciddi bir sıkıntının içinde. Ancak Venezuela’nın “kâbus” ile tanışması Chistophes Colombus ile tanışmasıyla …

ÇANAKKALE: VAROLUŞ DESTANI

Bilindiği üzere Osmanlı Devleti’nin katılmış olduğu en son savaş Birinci Dünya Savaşı’dır. İttihat ve Terakki Partisi idaresindeki Osmanlı Devleti Almanya safın­da bu savaşa katılmış ve harp içinde Osmanlı Devleti ve savaşın kaderi açısından en önemli cephe Çanakkale cephesi olmuştu. Burada şunu hemen belirtmek gerekir ki Çanakkale Savaşı yoktur, fakat Birinci Dünya Savaşı içerisinde bir Çanakkale …

CUMHURBAŞKANIM ÇOK YAŞA!

Cülus törenlerinin tarih boyunca önemsenmesinin ve giderek kurumsallaşarak şaşaa ve ihtişam içerisinde uygulama şansı bulmasının temel nedenlerinden birisi, örneğin, eski Türklerde, han, hükümdar yahut sultan olan şahsın kutlu olduğu ve Tanrının halka bir ikram olduğu şeklindeki bir kanaat ise bir başka nedeni de cülus ile padişahın otoritesini bütün tebaaya kabul ettirme ve halk ile saray …

CONSTANTİNOPLE’DEN İSTANBUL’A, HAGİA SOPHİA’DAN AYASOFYA’YA YOLCULUK – III

Bizans Mimarisinin En Büyük Eseri Ayasofya Bizans mimarisinin en büyük eseridir. Dünyadaki en büyük kubbe yapısı ile tam bir şaheserdir. İmparator I. Justinian tarafından inşa ettirilmiştir. Yapımına Milattan sonra 532 yılında başlanmış, tamamlanması ise bir görüşe göre 537’de, ama daha muhtemel bir kanaate göre ise 552’de söz konusu olmuştur. Mekân olarak, Büyük Constantine, oğlu Constantius …

BİR KEZ DAHA İMAN EDERİZ Kİ KÜFÜR TEK MİLLETTİR

Canavarın Pençesindeki Müslümanlar Yeni Zelanda’da onca yiğidin tek dişli adi bir canavarın pençesinde şehadete ermeleri dünyadaki hemen her Müslümanı derinden kederlendirip hüzünlendirdi. Gönüllere inen elem gözlere yaş olarak sindi. Öfke ve hiddet, vahşetten haberdar olan her Müslümanın en haklı tepkisi oldu. O aşağılık canavar maalesef içgüdüleri ile harekete eden bildiğimiz cinsten masum bir kurt değildi. Keşke, keşke o …

BARIŞ PINARI BÜTÜN HULUSİ İLE AKAR GÜNEYE

Gazanız mübarek olsun aslanlar. Tek birinizin dahi parmağına taş değmez inşallah. İnanıyorum ki salimen gittiğiniz gibi ileri, muzaffer olarak da döneceksiniz geri. Zira “Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır. Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.” buyuruyor Zülcelal Hazretleri.[1] Zira bütün hulusi ile akar güneye Barış Pınarı… Birkaç günden beri Türk ordusu dosta gurur ve sürur, düşmana keder ve korku salmaktadır. …

Aziz Millet, Baba Devlet

1839 Tanzimat Fermanı’ndan bugüne kadar devam eden tarihsel siyasi ve kültürel yadigârlarımızdan biri de halk nezdinde devletin “Baba” olduğu anlayışıdır. Cumhuriyet sonrasında söz konusu babamızı bütünüyle değilse de, zaman zaman kaybettik. Çok kere aradıysak da maalesef her zaman bulamadık. Hakiki baba diye bulduklarımız bizi yüz üstü bırakan “Baba” lakaplı siyasetçiler oldu. Fakat maruz kaldığımız şu …

AYASOFYA NEDEN Mİ MÜZE OLDU? ABD BAŞKANI, “AYASOFYA MÜZE OLSUN” DEDİ -II

Cumhuriyet Türkiye’sini kuranların ülkeyi bütünüyle değiştirip Batılılaştırabilmek için başvurdukları metot fazlasıyla radikal oldu. Batılılaştırma ve özünden arındırma yolunda yapılan değişiklikler ise öncelikle tarihsel ve simgesel konuları esas aldı. Yüzlerce yıllık hilafet, yüzlerce yıllık saltanat, yüzlerce yıllık harfler tek tek atılıp yerlerine çağdaş mukabilleri alındı. Modern Türkiye’nin oluşturulması yolunda yıkılan yüzlerce yıllık tarihi kurumlardan birisi de …

ARŞİVİN TEKERİNE ÇOMAK SOKMAK!

Şüphesiz ki Osmanlı Devleti yaşadığı dönemde sadece idari açıdan değil fakat siyasi, askeri, iktisadi, ticari, eğitim ve kültür cephesi ile de önemli bir mevkie sahipti. Anadolu’ya sığmadı, ta Afrika’ya, Asya’ya, Avrupa’ya, bir değil birden fazla kıtaya yayıldı ve geniş bir coğrafyada altı asır hüküm sürüdü. Asırlara sari hükümranlığı sırasında aldığı her bir kararın ve yaptığı …

ABDÜLHAMİD’DEN MEDET UMMAK YAHUT TARİHİ İĞFAL ETMEK!

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, Halk TV’de katıldığı programda Sultan Abdülhamid’in Mustafa Kemal Atatürk için dua ettiğini ifade etmiş. Keşke etmiş olsa. Ne güzel, ne âlâ olurdu. Biz de memnun olurduk. Düğün değil, bayram değil, Sultan Abdülhamid’in böyle bir şey dediğini Sayın Özdil acaba niye ifade etmiş! Aklıma birkaç ihtimal geliyor. Başka da bir şey gelmiyor. Malum, bugünlerde …

300 KOYUN PROJESİ VE HANEDANIN DAMIZLIK HAYVANLARINA EL KONULMASI

300 Koyun Projesi Ve Hanedanın Damızlık Hayvanlarına El Konulması Malum, Sayın Tarım Bakanı bir süre önce basını ve kamuyu yakından meşgul eden bir açıklamada bulundu. Türkiye’deki hayvancılığı geliştirmek ve et problemini çözüme kavuşturmak üzere yeni bir projeyi uygulamaya koyacaklarından bahsetti. Sayın Bakanın açıklamalarını duyunca Cumhuriyet’in ilk Ziraat Vekili (Tarım Bakanı) Mustafa Abdülhalik RENDA imzalı bir …

…YAHUT, BEN YAPARSAM MUBAH, O YAPARSA GÜNAH

“Fesli Deli Kadir, Fesli Türk Düşmanı, Fesli Müptezel” Yahut Ben yaparsam mubah, o yaparsa günah Anlamak ve uzlaşmak yerine linç etmeyi toplum olarak çok seviyoruz. Genlerimizde var vurunca devirmek, ne yaparsın. Konuşmak, anlamaya çalışmak, iyi tarafından bakmak, empati yapmak en son tercih edebileceğimiz seçenekler. Kamplaşmayı seviyoruz. Çünkü adrenalin temel toplumsal gıdamız. Diyanet İşleri Başkanı Kadir …

24 NİSAN; DEMOKLES’İN KILICI!

Türk-Ermeni İlişkilerinin dönemsel çerçevesi; 1071 – 1877 yılları arası dostluk dönemi 1877 – 1923 yılları arası muhalefet, isyan, terör ve düşmanlık dönemi 1923 – 1973 yılları arası yönelişler ve antlaşmalara dâhil olma arayışları dönemi 1973 – 1994 yılları arası terör ve suikastlar dönemi ve 1994 – 2019 yılları arası siyasallaşma arayışları dönemi şeklinde seyretmiştir. Türk-Ermeni …

ABDÜLHAMİD ALEYHTARLIĞININ TARİHSEL KÖKENLERİ

 Avrupa ve Amerikan basını geçen asrın son çeyreğinden ve özellikle de 1890’lı yıllardan itibaren ciddi ve profesyonel bir surette kendisince istenmeyen ve işine gelmeyen dönemi ülke idarecilerine karşı gayet yıpratıcı bir imaj politikası yürütmüştür. O dönem gazetelerinin sütunları söz konusu idarecileri konu alan aleyhlerindeki onlarca, yüzlerce yazı ve karikatürle süslüdür. Günlük olarak çıkan gazetelerin özellikle …

SIRADAKİ KIZILELMA NEDİR?

İstanbul tarihte 24 defa kuşatma gördü. Sadece 6 defa ele geçirilebildi. Grek komutanları ve Roma imparatorları, Fars hükümdarları, Arap halifeleri, Venedik başkanları, Fransız kontları, Bulgar kralları, Avar liderleri, Slav despotları ve Osmanlı sultanları sırayla şehrin önlerine kadar gelip gittiler, şehri kuşattılar; ya geri püskürtüldüler ya da İstanbul’u ele geçirdiler. Ancak ele geçirenler birkaç komutandan ibaretti. …

BİZANS ENSTİTÜSÜNCE İSTANBUL BİZANSLAŞTIRILMAK İSTENMİŞTİ -III

Yunan Kralı’nın marşında da; “Başımızda kralımız olduğu halde İstanbul ve Ayasofya’yı alacağız” deniliyordu. Ayasofya Camii müze olmuştu. Ancak Bizans Enstitüsü ve İstanbul’da onu temsil eden Prof. Tomas Whittemore Ayasofya ile yetinmedi. Whittemore 1930’lu yıllarda İstanbul’daki çalışmalarına ilaveten Kahire’de, Kahire Camii ile Fethiye Camilerinde, üzerleri sıva ile kaplı mozaiklerin gün yüzüne çıkarılması için de çalıştı. Kahire …

İSTANBUL HİMAYE-İ HAYVANAT CEMİYETİ 1910

İttihatçı idare tarafından gerçekleştirilmiş olan 1910 yılı itlafı sonrasında hayvan hakları konusunda Türkiye’de atılan ilk adımlardan birisi hayvanların mevcudiyet ve hukukunu savunup kendilerini himaye etmek üzere bir cemiyetin kurulması gelişmesi olmuştur. 1908 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından İkinci Meşrutiyet’in ilanı sağlanmışsa da yeni meşruti idare İstanbul sokak köpekleri için hiçbir fayda sağlamamış, bilakis sonlarını getirecek …

MESCİD-İ AKSA NEDEN ÖNEMLİDİR!

1969 yılında Ürdün’ün Ankara Büyükelçiliği Mescid-i Aksa hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığına gönderdiği konuya dair bilgilendirme notunda diyordu ki: Müslümanlar nezdinde ve bütün dünya milletlerince, Mescid-i Aksa, kutsiyetini ve ehemmiyetini, dini, medeni ve insani olmak üzere, üç cihetten kazanmaktadır. Öncelikle dini kutsiyeti, Peygamber Efendimizin İslamiyet’in ilk günlerinde, namazlarında, 3 ay müddetle Mescid-i Aksa’ya kıble olarak yönelmiş …

BATI NAZARINDA ABDÜLHAMİD SADECE KIZIL SULTAN DEĞİLDİ!

Geçen asırda Sultan Abdülhamid’e söylenmedik söz, yapılmamış hakaret, atfedilmemiş sıfat, isnat olunmamış ad kalmamıştı. Söylendiğine göre Abdülhamid deliydi, bazen yarı deli ve bazen de zır deliydi. O, zalimin ta kendisiydi. Eli ve kılıcı kanlı biriydi. Her daim halüsinasyonlar görmekte, kendi kendisine konuşmakta, ölümden ödü kopmakta, suikasta uğrama endişesi duymaktaydı. O son derece korkak ve ödlek …

ORHAN PAMUK’U DİNLİYORUM GÖZLERİM KAPALI

Orhan Pamuk, okuduğum bir romancı değildir. Daha doğrusu okuyamadıklarım arasındadır. Bir defa denedimse de okumayı, döndüm daha yolun başında romanın sayfaları arasından derhal geri… Beceremedim ne yapayım elimde değil bitirmeyi… Üslubu sıkar beni nefesimi kesercesine, tatsız ve zevksiz kuru cümleleriyle… Tıpkı bir önceki cümlem misali. Okuyamıyorsam da; “çok araştırmaya dayanan, iğne ile kuyu kazar gibi …

ABD MİSYONER OKULLARI VE ABDÜLHAMİD’İN ROOSEVELT’E MUHALEFETİ

Sultan Abdülhamid’in saltanatı sırasında üzerinde ziyadesiyle durup hassasiyet ile ilgilendiği konular özellikle askeri ıslahatlar ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin geliştirilip artırılması oldu. Modern bir tarzın ağırlıklı olarak kendisine uygulama alanı bulduğu donun öneminde açılmış olan yeni eğitim kurumları sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp imparatorluğun hemen her tarafında kapılarını öğrencilere araladı. Eğitim-öğretimin önemini bilen ve onu fazlası ile …

ŞEHZADE NEDEN SALÇA SATMASIN Kİ!

Belki, Abdülhamid neslinin hakkı ne zaman teslim edilecek? diye başlık atmak daha doğru olabilirdi. Her neyse. Şu Twitter hakikaten başka bir âlem. Bir anlamda bizim siyasi tarihimizde pek örneği olmayan ve kısmen de olsa Hyde Park’a benzeyen bir yer. Twitter’da her gün yeni bir dünya kuruluyor ve yine aynı gün o dünya kurulduğu gibi de …

MACRON MU? O ASLA NAPOLYON OLAMAZ!

Emmanuel Macron Napolyon’a siyaseten hiç benzemez. Peki, ya Joséphine’e… Joséphine’in nesi olur, ona benzer mi acaba? Emmanuel Macron ve Fransa’sı bugünlerde bir hayli dillerde. Ama her ikisi de rahmetle değil nefretle zikredilmekte. Acaba Macron yeni bir Napolyon mu olmak istemekte! Acaba ona mı özenmekte! Ama Macron bence Napolyon’dan ziyade sanki biraz Napolyon’un karısı Joséphine’i akla …

ABDÜLHAMİD’İN İÇTİKLERİ YAHUT SARAY’DAKİ MUHAYYEL İÇKİ ŞİŞELERİ

İslam dini içkinin her türlüsünü yasaklamış olmakla birlikte alkol Osmanlı toplumunda olduğu gibi Osmanlı Sarayı’nda da bulunan ve kullanılan bir içecek türüydü. Genel olarak var olan rakıya ilaveten sonraki zamanlarda alkolün şarap, viski ve sair türleri de sarayın mahzenlerinde, satın alınarak, depo edilmişti. Söz konusu alkol türleri Saray’a davet edilen yabancılara yapılan ikramlarda olduğu kadar, …

ABDÜLHAMİD ALEYHTARI NEVZUHUR MUHAFAZAKÂRLAR

Sultan Abdülhamid ismi ve Hamidiye Dönemi; düne kadar Abdülhamid üzerinden Abdülhamid ile aynı zihniyet ve çizgideki yani muhafazakâr kesime mensup insanları yermek ve kendilerine tasallutta bulunmak üzere hep bir atlama taşı olarak görüldü. Ancak acı olan gerçek şu ki, günümüzdeki bazı isimler, siyasi arenada umduklarına nail olamayıp nefsani vesveseleri karşısında mağlup bir hal sergilemek suretiyle, …

AĞLA KUDÜS AĞLA, RAHATLARSIN!

Kudüs ve bütün Filistin maalesef cayır cayır yanıyor. O yanarken ümmet-i Muhammed’in kalbi de yanıyor. Bu yanma ve yakılma, âlem-i İslam’a rağmen, İsrail tarafından Filistin’de her Ramazan ayında istisnasız tekrarlanıyor… Kutsal bir mekanda, vatanlarında, öz topraklarda Filistinlilerin canı yanıyor, kanı akıyor, ah u eninleri, feryad u figanları asumana yükseliyor… Esasen geçen asırdan bu tarafa, genel …