Gösteriliyor 23

FETHİN EN BÜYÜK ŞAHADETİ AYASOFYA

Ayasofya kilise iken de cami olduktan sonra da dillerden hiç düşmedi. Dikkatleri her vakit ve her dönem üzerinde topladı. Hep önde ve hep gözde oldu. Hatta Ayasofya mimarisinde veya ona çok benzer biçimlerde camiler dahi yapıldı. Bu durum bazen şuurlu bir şekilde oldu, bazen de çaresizlikten kaynaklandı. Ancak netice itibariyle Ayasofya cami mimarisi olarak da …

GERÇEKLERİN TERS YÜZ EDİLMESİ

Milli Mücadele’nin sonları ile zafer sonrası zamanlarda Sultan Vahdeddin ile Mustafa Kemal’in birbirlerine karşı kullanmış oldukları dil, başta Nutuk olmak üzere, muhtelif kaynaklarda yer almaktadır. Ve kullanılan dil ve üslup gönül alıcı değil, bilakis gönül kırıcıdır. Bu durum her iki taraf için de geçerlidir. Hal böyle olmakla birlikte bazı yazarlar Sultan Vahdeddin ile Mustafa Kemal’in …

ABDÜLMECİD EFENDİ İSVİÇRE SINIRINDA AĞLAMIŞTI

“Çağdaşlaşma” bazen hiçbir kutsala değer atfetmez. Sosyo-kültürel alandaki tüm adet, gelenek ve uygulamalar bir çırpıda ve pervasızca kaldırılıp bir kenara atılabilir. Bu noktadaki azim ve ısrar bazen o kadar kat’i olabilir ki din, dini değerler ve dini şahsiyetler de bu duruma muhatap olmaktan çoğu kere kendilerini kurtaramazlar. Yakın geçmişte Rusya’nın din adamlarına karşı malum muamelesi …

CUMHURBAŞKANIM ÇOK YAŞA!

Cülus törenlerinin tarih boyunca önemsenmesinin ve giderek kurumsallaşarak şaşaa ve ihtişam içerisinde uygulama şansı bulmasının temel nedenlerinden birisi, örneğin, eski Türklerde, han, hükümdar yahut sultan olan şahsın kutlu olduğu ve Tanrının halka bir ikram olduğu şeklindeki bir kanaat ise bir başka nedeni de cülus ile padişahın otoritesini bütün tebaaya kabul ettirme ve halk ile saray …

CONSTANTİNOPLE’DEN İSTANBUL’A, HAGİA SOPHİA’DAN AYASOFYA’YA YOLCULUK – III

Bizans Mimarisinin En Büyük Eseri Ayasofya Bizans mimarisinin en büyük eseridir. Dünyadaki en büyük kubbe yapısı ile tam bir şaheserdir. İmparator I. Justinian tarafından inşa ettirilmiştir. Yapımına Milattan sonra 532 yılında başlanmış, tamamlanması ise bir görüşe göre 537’de, ama daha muhtemel bir kanaate göre ise 552’de söz konusu olmuştur. Mekân olarak, Büyük Constantine, oğlu Constantius …

CHP 1950 SEÇIMLERINI NEDEN KAYBETTI?

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından 1945 yılı Şubatında Türkiye’nin siyasi, idari ve genel gidişatı ile ilgili olarak kaleme alınan bir rapor galiba üzerinde tekrar durup düşünülmesini gerektirmektedir. Gerçi kaleme alınan rapor sadece kişisel izlenimlerin dile getirilmesinden ibarettir. Ancak deneyimli bir diplomatın kaleminden çıkmış olması dolayısıyla galiba önemsenmesi gerekmektedir. Zira raporun kaleme alınmasından uzun bir zaman sonra …

BARIŞ PINARI BÜTÜN HULUSİ İLE AKAR GÜNEYE

Gazanız mübarek olsun aslanlar. Tek birinizin dahi parmağına taş değmez inşallah. İnanıyorum ki salimen gittiğiniz gibi ileri, muzaffer olarak da döneceksiniz geri. Zira “Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır. Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.” buyuruyor Zülcelal Hazretleri.[1] Zira bütün hulusi ile akar güneye Barış Pınarı… Birkaç günden beri Türk ordusu dosta gurur ve sürur, düşmana keder ve korku salmaktadır. …

AYASOFYA NEDEN Mİ MÜZE OLDU? ABD BAŞKANI, “AYASOFYA MÜZE OLSUN” DEDİ -II

Cumhuriyet Türkiye’sini kuranların ülkeyi bütünüyle değiştirip Batılılaştırabilmek için başvurdukları metot fazlasıyla radikal oldu. Batılılaştırma ve özünden arındırma yolunda yapılan değişiklikler ise öncelikle tarihsel ve simgesel konuları esas aldı. Yüzlerce yıllık hilafet, yüzlerce yıllık saltanat, yüzlerce yıllık harfler tek tek atılıp yerlerine çağdaş mukabilleri alındı. Modern Türkiye’nin oluşturulması yolunda yıkılan yüzlerce yıllık tarihi kurumlardan birisi de …

ATATÜRK’ÜN CENAZESİNE KİMLER, NİÇİN ve KAÇ PARALIK ÇELENK GÖNDERDİ

Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’deki ölümü ve kendisi için tertip edilen cenaze töreni, anlaşılan o ki, farklı kesimleri ve yabancı devletleri farklı farklı suretlerde ilgilendirmiş gözükmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı 16 Kasım 1938 tarihinde Ankara’daki Büyükelçiliğine bir telgraf çekmiş ve Atatürk’ün cenaze törenine hangi devletlerin kaç paralık çelenk sunduklarını merak etmiş ve elçilikten …

ARŞİVİN TEKERİNE ÇOMAK SOKMAK!

Şüphesiz ki Osmanlı Devleti yaşadığı dönemde sadece idari açıdan değil fakat siyasi, askeri, iktisadi, ticari, eğitim ve kültür cephesi ile de önemli bir mevkie sahipti. Anadolu’ya sığmadı, ta Afrika’ya, Asya’ya, Avrupa’ya, bir değil birden fazla kıtaya yayıldı ve geniş bir coğrafyada altı asır hüküm sürüdü. Asırlara sari hükümranlığı sırasında aldığı her bir kararın ve yaptığı …

ANKARA HÜKÜMETİ SULTAN VAHDEDDİN’İ YARGILAMAK İSTEMİŞTİ

Sultan Vahdeddin bir Türk hükümdarı olmasına ve muayyen bir süre için Osmanlı tahtında bulunmasına ve Osmanlı idari anlayışı, yapılan ve yazılan her bir şeyin kayda geçirilmesi ve saklanması anlayışına dayanmasına rağmen Vahdeddin yönetimine dair resmi vesikalar bugüne değin maalesef tarih ve siyaset ile uğraşanların ulaşabileceği duruma gelmedi. Bu nedenle Sultan Vahdeddin’in iktidarı zamanı ve uygulamalarına …

ADNAN MENDERES’İN UÇAK KAZASI VE SECDE-İ ŞÜKÜR HAL

Yıl 1959. Adnan Menderes ve beraberindeki heyet, 17 Şubatta Kıbrıs konusunda Londra’da yapılacak görüşmeye katılmak üzere Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan hareket etmişti. Uçak, önce yakıt ikmali için Roma’ya uğramış, sonra da Londra’daki Heathrow havaalanına yönelmişti. Ancak mevsim kıştı ve Londra’da yoğun sis vardı. Bu nedenle uçağın Heathrow havaalanına inişine izin verilmedi. Uçak Paris’e yönlendirildi. Fakat bilahare, …

ABD BELGELERİNDE İSMET İNÖNÜ VE TURANCILIK DAVASI 2

Belki o dönemde cereyan eden kış mevsiminin dondurucu suretteki etkisiyle veya kim bilir belki de bir başka sebeple, her ne olmuş ise olmuş İsmet Paşanın ısrarla, üzerine basa basa dile getirdiği Türkçülük duygu ve vurgusu sona bulmuştu. Artık yeni bir dönem başlamıştı. İsmet Paşa artık reis-i cumhur olmuştu. İkinci adam olmaktan çıkmış tek adamlığa yükselmişti. …

ABD BELGELERİNDE İSMET İNÖNÜ VE TURANCILIK DAVASI 3

İşte bu siyasi ahval ve şerait dâhilinde 1944 Eylülünde Turan hareketi mahkemelik olmuş ve kendilerine Turancı denilenler yargılanmaya başlamıştı. Gerçi İsmet Paşanın dilinde bunlar Turancı değil, her biri bir komplocu ve kışkırtıcıydı. 7 Eylül 1944’te 23 Türk milliyetçisi isim, ırkçılığı yaymak, Turancılık yapmak ve vatana ihanet türünden faaliyetlerde bulunmak üzere, gizli surette cemiyet kurmakla suçlanmış …

ABD BELGELERİNDE İSMET İNÖNÜ VE TURANCILIK DAVASI 4

İddia makamı, yukarıdaki cezalara ek olarak, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan ve Cihat Savaşfer‘in daimi olarak kamu görevinden menedilmesi ve askeri Doktor Fethi Tevet ile Üsteğmen Alpaslan Türkeş‘in ordudan ihraç edilmelerini talep etmiştir. Bilinmeyen bir nedenden ötürü, muhtemelen matbaacıların dikkatsizliğinden dolayı, Ankara gösterisine aktif katılım nedeniyle yargılanan sanıklardan Saim Bayrak‘ın adı, yayınlandığı şekliyle davanın özetinde …

HİLAFET: GİZLİ ANTLAŞMAYLA HİLAFETİN İLGASINI İSMET PAŞA MI İMZALAMIŞ?

Kemal Ohri, 1947 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye göndermiş olduğu mektubunda Lozan Antlaşması öncesi hilafet ve saltanatı kaldıran Türk-İngiliz Gizli Antlaşması’nın hala yürürlükte olduğunu kendisine hatırlatmış, antlaşmaya imza atan kişi olarak kendisine bu antlaşmanın İngiltere ile anlaşarak yine kendisi tarafından feshedilmesini teklif etmiştir. Lozan Antlaşması öncesi imzalanan ancak Lozan Antlaşması’na rağmen geçerli olan ve 1947 yılına …

SIRADAKİ KIZILELMA NEDİR?

İstanbul tarihte 24 defa kuşatma gördü. Sadece 6 defa ele geçirilebildi. Grek komutanları ve Roma imparatorları, Fars hükümdarları, Arap halifeleri, Venedik başkanları, Fransız kontları, Bulgar kralları, Avar liderleri, Slav despotları ve Osmanlı sultanları sırayla şehrin önlerine kadar gelip gittiler, şehri kuşattılar; ya geri püskürtüldüler ya da İstanbul’u ele geçirdiler. Ancak ele geçirenler birkaç komutandan ibaretti. …

BİZANS ENSTİTÜSÜNCE İSTANBUL BİZANSLAŞTIRILMAK İSTENMİŞTİ -III

Yunan Kralı’nın marşında da; “Başımızda kralımız olduğu halde İstanbul ve Ayasofya’yı alacağız” deniliyordu. Ayasofya Camii müze olmuştu. Ancak Bizans Enstitüsü ve İstanbul’da onu temsil eden Prof. Tomas Whittemore Ayasofya ile yetinmedi. Whittemore 1930’lu yıllarda İstanbul’daki çalışmalarına ilaveten Kahire’de, Kahire Camii ile Fethiye Camilerinde, üzerleri sıva ile kaplı mozaiklerin gün yüzüne çıkarılması için de çalıştı. Kahire …

HASTA İMPARATORLUĞUN HASTA ÇOCUKLARI

Sultan II. Abdülhamid ile dönemi aydınları, şuarası, üdebası, münevverleri arasında daimi bir çatışma yaşandığı, fikir ve basın hayatının daimi surette olumsuz olduğu yazılmış, anlatılmış ve Abdülhamid’in tam bir müstebit, döneminin ise devr-i istibdat olarak vasıflandırılması hiçbir zaman ihmal edilmemiştir. Söylendiğine göre Abdülhamid kimseye hayat hakkı tanımamış, hele hele dönemin aydınları ile hiçbir surette anlaşamamıştır. Kendi …

CONSTANTINOPLE’DEN İSTANBUL’A, HAGIA SOPHIA’DAN AYASOFYA’YA YOLCULUK 3

Bizans Mimarisinin En Büyük Eseri Ayasofya Bizans mimarisinin en büyük eseridir. Dünyadaki en büyük kubbe yapısı ile tam bir şaheserdir. İmparator I. Justinian tarafından inşa ettirilmiştir. Yapımına Milattan sonra 532 yılında başlanmış, tamamlanması ise bir görüşe göre 537’de, ama daha muhtemel bir kanaate göre ise 552’de söz konusu olmuştur. Mekân olarak, Büyük Constantine, oğlu Constantius …

MUSTAFA KEMAL; “VAHDEDDİN GİTMEK ZORUNDA KALACAK” DEMİŞTİ

1922 yılı Kasım ayı başlarında İstanbul’da bulunan işgalci müttefik güçler temsilcisi bazı isimler, Müttefik Yüksek Komiserleri ve Generallerinin yapacağı toplantıya arz etmeden evvel, siyasi bir konuyu kendi aralarında masaya yatırmışlardı. Konu oldukça önemli olup Sultan Vahdeddin’in güvenliğinin sağlanmasını ilgilendirmekteydi. Ama bu nasıl olacaktı? Her şeyden önce İtalyan General, Sultan’ın himaye edilmesi konusunda sorumlu olmakta isteksiz …

ABD MİSYONER OKULLARI VE ABDÜLHAMİD’İN ROOSEVELT’E MUHALEFETİ

Sultan Abdülhamid’in saltanatı sırasında üzerinde ziyadesiyle durup hassasiyet ile ilgilendiği konular özellikle askeri ıslahatlar ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin geliştirilip artırılması oldu. Modern bir tarzın ağırlıklı olarak kendisine uygulama alanı bulduğu donun öneminde açılmış olan yeni eğitim kurumları sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp imparatorluğun hemen her tarafında kapılarını öğrencilere araladı. Eğitim-öğretimin önemini bilen ve onu fazlası ile …

İSMET ULUDUR! İSMET ULUDUR! MEMURLAR İNSANOĞLU’NUN KULUDUR!

Yıl 1944. Mevsim kış. Ancak kara kışa rağmen, özellikle İstanbul ve Ankara ahalisinin dilinde, belki sanatsal değeri olmasa da, siyasi bakımdan oldukça fazla ehemmiyet bulunan şiirler/deyişler dolaşmaktaydı. Söz konusu şiirler/deyişler, dönemin siyasilerinin hal ve gidişini konu edinerek onları acı bir surette yermekte ve hatta istihza ile rencide etmekteydi. Bir anlamda tek parti yönetiminin güven vermeyen …