Blog

Ermeni Meselesi Abdülhamid’i Tahttan İndirme Vesilesi Olmuştu Ermeni meselesinin tarihi kökeni 93 Harbi diye bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında mağlup bir şekilde imzalanan Ayastefanos Barış Antlaşması kadar eskidir. Söz konusu antlaşma ile Ermeni meselesi siyasi tarihin günümüze kadar gelecek olan bir parçası haline gelmiştir. Bu anlamda meselenin mucidi Rusya olmuştur. İcadın […]

Mimar Kemâleddin Bey Mescid-i Aksa ile Kubbetü’s-Sahra’yı Restore Etmişti Bugün olduğu gibi dün de Filistin halkı, Türkiye ve Türk halkına, kendisine karşı göstermiş olduğu sevgi ve ilgiden ötürü gönlünü hep Türkiye’ye bağlamıştı. Şüphesiz ki Filistin halkı bu bağlılığında ya da istikbaline dair Türkiye’den ümit var olmasında hiç de haksız değildi. […]

ABDÜLHAMİD’İN İSTANBUL SEVDASI Sultan Abdülhamid İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda doğdu. Beylerbeyi Sarayı’nda vefat etti. 76 yıl süren ömrünü, Çırağan’da kalmak istemesine rağmen Selanik’te murakabe altında tutulduğu günler hariç, bütünüyle İstanbul’da geçirdi. Şehzadelik yıllarında Kâğıthane’de oturdu, Maslak’taki köşkünde ikamet etti. Günlerini oldukça dolu ve hareketli bir surette geçirdi. Kâğıthane’den öteye ta Küçükçekmece’ye […]

  Bakü Petrollerinin Bir Ucu Erzurum-Van-Bitlis’te Mi? Petrolün varlığının mutlak suretteki bilgisine çok önceden beri sahip olunsa da kullanıma sokulması en azından on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, hususiyle de yirminci yüzyılın başında söz konusu olmuştur. Bu siyah ve sıvı suretindeki maddenin öneminin ve ticari getirisinin fazlası ile farkında olan İngiltere; Mezopotamya, […]

Hürriyet Yolunda Abdülhamid’e Kafa Tutan Kadın Mısırlı Mustafa Fâzıl Paşa 1829’da Kahire’de doğmuştu. Çok sonraki zamanlarda da İstanbul’a gelerek Maarif ve Maliye Nazırı olmuştu. Ancak Hıdiv olma hakkını kaybedince Avrupa’ya kaçmıştı. Paşa, maddi açıdan oldukça zengin ve cömert olduğu gibi aynı zamanda bilge biriydi. Batı tarzı meşrutî bir idareden yana […]

  Saray’daki Aşk Dedikoduları Sultan Abdülhamid diyor ki; Nelerden şikâyetçi olmalıyız? Ne tür şeyleri eleştirmemiz gerekiyor? İnsan kaderinden kaçıp kurutulabilir mi? Aşkın ne karşı konulamaz bir güç olduğunu unutuvermek doğru mu­dur? Âşık olduğu kadınla yalnız kaldığında güçlü iken zayıf düşmeyen erkek var mıdır? Âşık olduğu bir kadınla yalnız kaldığında zayıf […]

  Abdülhamid’in İnsan Kazanma Sanatı Sultan Abdülhamid saltanatı boyunca imparatorluğun hasta çocuklarını centilmence bir mücadele ile hep kazanmaya çalışmış, bağışlamış, affetmiş ve hiç bir şey olmamış gibi her defasında her şeye centilmence yeniden başlamıştır. Ceza verirken bile, en acı dillilerini ve en muhalif olanlarını dahi aşırılıklardan uzak, tatlı sert bir […]

  Merhumu Nasıl Bilirdiniz? Talat Paşanın Cenaze Töreni   Cemal Paşa, 21 Temmuz 1922’de Tiflis’te öldürüldü. Cenazesi Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir tarafından Erzurum’a getirilerek Karskapı Şehitliği’ne defnedildi. Enver Paşa, Cemal Paşa’dan 15 gün sonra, 4 Ağustos 1922’de Tacikistan’da öldü. Na’şı, 1996’da, ölümünden tam 74 yıl sonra ancak İstanbul’a getirilebildi ve Şişli’deki Abide-i Hürriyet […]

  Hepsi Tesadüf Mü? Sultan Abdülhamid saltanatı, siyaseti, dönemi hadiseleri ve nihayet akıbeti bakımından hemen her kesimin konuştuğu bir isimdir.  İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ilkini 1908 yılında fiilen, ikincisini ise 1909’da resmen gerçekleştirmiş olduğu girişimler neticesinde birbirinden farklı iki dönemden Hamidiye Dönemi bütünüyle sona ererken yeni bir döneme ise kapı […]

  Sultan II. Abdülhamid’in Ölüm Raporu Sultan II. Abdülhamid, bundan tam 102 yıl önce 10 Şubat 1918’de vefat etmişti. Vefatı sonrasında naaşı bir doktorlar heyeti tarafından müşterek bir surette muayene edilmiş ve bir Ölüm Raporu düzenlenmişti. Ölüm raporuna ilaveten ayrıca naaşın mevcut durumuna dair detaylı surette bir de protokol hazırlanmıştı. […]

  Orhan Pamuk’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı Orhan Pamuk, okuduğum bir romancı değildir. Daha doğrusu okuyamadıklarım arasındadır. Bir defa denedimse de okumayı, döndüm daha yolun başında romanın sayfaları arasından derhal geri… Beceremedim ne yapayım elimde değil bitirmeyi… Üslubu sıkar beni nefesimi kesercesine, tatsız ve zevksiz kuru cümleleriyle… Tıpkı bir önceki cümlem […]