Gösteriliyor 29

MESCİD-İ AKSA NEDEN ÖNEMLİDİR!

1969 yılında Ürdün’ün Ankara Büyükelçiliği Mescid-i Aksa hakkında Türkiye Dışişleri Bakanlığına gönderdiği konuya dair bilgilendirme notunda diyordu ki: Müslümanlar nezdinde ve bütün dünya milletlerince, Mescid-i Aksa, kutsiyetini ve ehemmiyetini, dini, medeni ve insani olmak üzere, üç cihetten kazanmaktadır. Öncelikle dini kutsiyeti, Peygamber Efendimizin İslamiyet’in ilk günlerinde, namazlarında, 3 ay müddetle Mescid-i Aksa’ya kıble olarak yönelmiş …

BATI NAZARINDA ABDÜLHAMİD SADECE KIZIL SULTAN DEĞİLDİ!

Geçen asırda Sultan Abdülhamid’e söylenmedik söz, yapılmamış hakaret, atfedilmemiş sıfat, isnat olunmamış ad kalmamıştı. Söylendiğine göre Abdülhamid deliydi, bazen yarı deli ve bazen de zır deliydi. O, zalimin ta kendisiydi. Eli ve kılıcı kanlı biriydi. Her daim halüsinasyonlar görmekte, kendi kendisine konuşmakta, ölümden ödü kopmakta, suikasta uğrama endişesi duymaktaydı. O son derece korkak ve ödlek …

ERMENİ MESELESİ ABDÜLHAMİD’İ TAHTTAN İNDİRME VESİLESİ OLMUŞTU

Ermeni meselesinin tarihi kökeni 93 Harbi diye bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında mağlup bir şekilde imzalanan Ayastefanos Barış Antlaşması kadar eskidir. Söz konusu antlaşma ile Ermeni meselesi siyasi tarihin günümüze kadar gelecek olan bir parçası haline gelmiştir. Bu anlamda meselenin mucidi Rusya olmuştur. İcadın nedeni yahut vesilesini ise, Ermeniperverlikten öte imparatorluğu bünyesinde barındırdığı uluslar ile karşı …

MİMAR KEMÂLEDDİN BEY MESCİD-İ AKSA İLE KUBBETÜ’S-SAHRA’YI RESTORE ETMİŞTİ

Bugün olduğu gibi dün de Filistin halkı, Türkiye ve Türk halkına, kendisine karşı göstermiş olduğu sevgi ve ilgiden ötürü gönlünü hep Türkiye’ye bağlamıştı. Şüphesiz ki Filistin halkı bu bağlılığında ya da istikbaline dair Türkiye’den ümit var olmasında hiç de haksız değildi. Osmanlı padişahları, başta Kudüs şehri olmak üzere, Filistin’e bir hayli hizmetlerde bulunmuşlar ve muhtelif …

HÜRRİYET YOLUNDA ABDÜLHAMİD’E KAFA TUTAN KADIN

Mısırlı Mustafa Fâzıl Paşa 1829’da Kahire’de doğmuştu. Çok sonraki zamanlarda da İstanbul’a gelerek Maarif ve Maliye Nazırı olmuştu. Ancak Hıdiv olma hakkını kaybedince Avrupa’ya kaçmıştı. Paşa, maddi açıdan oldukça zengin ve cömert olduğu gibi aynı zamanda bilge biriydi. Batı tarzı meşrutî bir idareden yana olan Genç Osmanlılar Cemiyeti mensuplarına Paris’te fazlası ile maddî destek sağlaması …

SARAY’DAKİ AŞK DEDİKODULARI

Sultan Abdülhamid diyor ki; Nelerden şikâyetçi olmalıyız? Ne tür şeyleri eleştirmemiz gerekiyor? İnsan kaderinden kaçıp kurutulabilir mi? Aşkın ne karşı konulamaz bir güç olduğunu unutuvermek doğru mu­dur? Âşık olduğu kadınla yalnız kaldığında güçlü iken zayıf düşmeyen erkek var mıdır? Âşık olduğu bir kadınla yalnız kaldığında zayıf olmayan güçlü adam nerede? Ve bazen hepimiz çılgınlıklar yapmaya …

ABDÜLHAMİD’İN İNSAN KAZANMA SANATI

Sultan Abdülhamid saltanatı boyunca imparatorluğun hasta çocuklarını centilmence bir mücadele ile hep kazanmaya çalışmış, bağışlamış, affetmiş ve hiç bir şey olmamış gibi her defasında her şeye centilmence yeniden başlamıştır. Ceza verirken bile, en acı dillilerini ve en muhalif olanlarını dahi aşırılıklardan uzak, tatlı sert bir politika ile ikna etmeye ve adeta yaramazlıklarından vaz geçirmeye çalışmış; …

MERHUMU NASIL BİLİRDİNİZ? Talat Paşanın Cenaze Töreni

-Talat Paşanın Cenaze Töreni- Cemal Paşa, 21 Temmuz 1922’de Tiflis’te öldürüldü. Cenazesi Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir tarafından Erzurum’a getirilerek Karskapı Şehitliği’ne defnedildi. Enver Paşa, Cemal Paşa’dan 15 gün sonra, 4 Ağustos 1922’de Tacikistan’da öldü. Na’şı, 1996’da, ölümünden tam 74 yıl sonra ancak İstanbul’a getirilebildi ve Şişli’deki Abide-i Hürriyet Tepesi’nde defnedildi. Talat Paşa ise 15 Mart 1921’de Berlin’de öldürüldü. …

HEPSİ TESADÜF MÜ?

Sultan Abdülhamid saltanatı, siyaseti, dönemi hadiseleri ve nihayet akıbeti bakımından hemen her kesimin konuştuğu bir isimdir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ilkini 1908 yılında fiilen, ikincisini ise 1909’da resmen gerçekleştirmiş olduğu girişimler neticesinde birbirinden farklı iki dönemden Hamidiye Dönemi bütünüyle sona ererken yeni bir döneme ise kapı aralanmıştı. Söz konusu eski ve yeni dönemlerin, sağladıkları kazanç …

ABDÜLHAMİD’İN ÖLÜM RAPORU

Sultan II. Abdülhamid, bundan tam 102 yıl önce 10 Şubat 1918’de vefat etmişti. Vefatı sonrasında naaşı bir doktorlar heyeti tarafından müşterek bir surette muayene edilmiş ve bir Ölüm Raporu düzenlenmişti. Ölüm raporuna ilaveten ayrıca naaşın mevcut durumuna dair detaylı surette bir de protokol hazırlanmıştı. Söz konusu ölüm raporu ve protokol suretlerinin sadeleştirilmiş biçimiyle metni şöyledir: …

ORHAN PAMUK’U DİNLİYORUM GÖZLERİM KAPALI

Orhan Pamuk, okuduğum bir romancı değildir. Daha doğrusu okuyamadıklarım arasındadır. Bir defa denedimse de okumayı, döndüm daha yolun başında romanın sayfaları arasından derhal geri… Beceremedim ne yapayım elimde değil bitirmeyi… Üslubu sıkar beni nefesimi kesercesine, tatsız ve zevksiz kuru cümleleriyle… Tıpkı bir önceki cümlem misali. Okuyamıyorsam da; “çok araştırmaya dayanan, iğne ile kuyu kazar gibi …

ABDÜLHAMİD VE ÇİÇEK

İnsan olur da çiçeği sevmeyeni olur mu hiç! Dünyada acaba öyle birileri de var mıdır ki! Belki vardır, belki de yoktur. Ancak çiçeği mutlak surette seven, ona içten ve büyük bir tutku ile bağlı bulunan insanların mevcudiyeti de bir gerçektir. Çiçek ve yeşillik hemen her insanın güzel olarak görüp kendisinden letafet duyduğu bir varlık unsuru …

ABDÜLHAMİD’İN ERMENİLERE BAKIŞI

Otuz üç yıllık iktidarı sırasında siyasî problemler içerisinde Bosna-Hersek meselesi, Yeni Pazar’ın işgali meselesi, Yemen ve İmam Yahya meselesi, Trablusgarp meselesi, Basra körfe­zinde ve Irak’ta İngiliz nüfuzunun yükselişi ve buna ilişkin (Necit ve İbn Suud, Kuveyt ve Mübarek es-Sabah, Muhammıra Şeyhi Haz’al) meseleleri, Bağdat Demiryolunun sonu ile il­gili İngiliz ve Alman rekabeti meselesi, Kerbela ve …

ABD MİSYONER OKULLARI VE ABDÜLHAMİD’İN ROOSEVELT’E MUHALEFETİ

Sultan Abdülhamid’in saltanatı sırasında üzerinde ziyadesiyle durup hassasiyet ile ilgilendiği konular özellikle askeri ıslahatlar ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin geliştirilip artırılması oldu. Modern bir tarzın ağırlıklı olarak kendisine uygulama alanı bulduğu donun öneminde açılmış olan yeni eğitim kurumları sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp imparatorluğun hemen her tarafında kapılarını öğrencilere araladı. Eğitim-öğretimin önemini bilen ve onu fazlası ile …

ABD BİZİMLE SAVAŞMADI AMA EĞİTİM KURUMLARI İLE İŞGAL ETTİ

ABD Bizimle Savaşmadı Ama Eğitim Kurumları ile İşgal Etti Türk-ABD ilişkileri 1830 yılına kadar eskilere uzanır. Bu tarihte Ticaret ve Dostluk Antlaşması ile başlayan münasebetler, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı’na rağmen zarar görmemiş ve Lozan Konferansı’na kadar devam etmiştir. Lozan Konferansı sonrası ise Türk-ABD ilişkileri yenilenmiş bir Ticaret ve Dostluk Antlaşması ile daha bir evrilmiş surette …

ŞEHZADE NEDEN SALÇA SATMASIN Kİ!

Belki, Abdülhamid neslinin hakkı ne zaman teslim edilecek? diye başlık atmak daha doğru olabilirdi. Her neyse. Şu Twitter hakikaten başka bir âlem. Bir anlamda bizim siyasi tarihimizde pek örneği olmayan ve kısmen de olsa Hyde Park’a benzeyen bir yer. Twitter’da her gün yeni bir dünya kuruluyor ve yine aynı gün o dünya kurulduğu gibi de …

SARAY’DAN SÜRGÜNE: ABDÜLHAMİD’İN GARDİYANLARI

Sultan Abdülhamid Osmanlı padişahları içerisinde saltanatı uzun süren isimlerden biri olmuştur. Ancak onun saltanat süresi, yaklaşık yarım asrı (46 yıl) bulan Kanuni Sultan Süleyman’ınki ile pek tabii ki mukayese edilebilir değildir. Ancak nihayeti itibarıyla Sultan Abdülhamid, meşhur 31 Mart hadisesi ile tahttan indirilmiş, Çırağan Sarayı’nda kalmayı arzusu etmesine rağmen, Selanik’e gönderilmiştir. İttihatçılar, Abdülhamid’in arzusu hilafına, …

ABDÜLHAMİD, İNGİLİZ KRALİYET AİLESİNE DAMAT OLMAYI REDDETMİŞTİ

Abdülhamid şehzadeliği sırasında Yusuf İzzettin ve Murat ile birlikte amcası Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatine katılmış ve bu seyahat vesilesi ile İngiltere, Fransa, Almanya, Belçika ve Avusturya-Macaristan’da bulunmuştu. 1867’de Sultan Abdülaziz İngiltere’yi ziyaret ettiğinde, Galler Prensi ve Cambridge Dükü, Sultan Abdülaziz ve maiyetindekileri daha vapurun bordosunda karşılayıp hoş geldiniz etmişti. Hıristiyanlık tarihinde ilk kez bir Türk hükümdarı İngiltere kıyılarına, kendi tebaasından biri olarak …

MACRON MU? O ASLA NAPOLYON OLAMAZ!

Emmanuel Macron Napolyon’a siyaseten hiç benzemez. Peki, ya Joséphine’e… Joséphine’in nesi olur, ona benzer mi acaba? Emmanuel Macron ve Fransa’sı bugünlerde bir hayli dillerde. Ama her ikisi de rahmetle değil nefretle zikredilmekte. Acaba Macron yeni bir Napolyon mu olmak istemekte! Acaba ona mı özenmekte! Ama Macron bence Napolyon’dan ziyade sanki biraz Napolyon’un karısı Joséphine’i akla …

ENVER, CEMAL VE TALAT PAŞALAR NEDEN VE NASIL FİRAR ETTİLER?

Enver, Cemal ve Talat Paşa Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşında mağlubiyetinin kesinleşmesi üzerine Almanların yardımı ile yurdu terk etmişlerdi. Bu İttihatçı liderler daha savaş bitmemişken neden Anadolu’ya değil de Almanya’ya gitmişlerdi? Almanlar çok mu güvenilir bir yerdi? Almanlar bu üç liderin hayatlarını garanti mi etmişlerdi? Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda maruz kaldığı askeri mağlubiyet üzerine …

ABDÜLHAMİD’İN İÇTİKLERİ YAHUT SARAY’DAKİ MUHAYYEL İÇKİ ŞİŞELERİ

İslam dini içkinin her türlüsünü yasaklamış olmakla birlikte alkol Osmanlı toplumunda olduğu gibi Osmanlı Sarayı’nda da bulunan ve kullanılan bir içecek türüydü. Genel olarak var olan rakıya ilaveten sonraki zamanlarda alkolün şarap, viski ve sair türleri de sarayın mahzenlerinde, satın alınarak, depo edilmişti. Söz konusu alkol türleri Saray’a davet edilen yabancılara yapılan ikramlarda olduğu kadar, …

ABDÜLHAMİD ALEYHTARI NEVZUHUR MUHAFAZAKÂRLAR

Sultan Abdülhamid ismi ve Hamidiye Dönemi; düne kadar Abdülhamid üzerinden Abdülhamid ile aynı zihniyet ve çizgideki yani muhafazakâr kesime mensup insanları yermek ve kendilerine tasallutta bulunmak üzere hep bir atlama taşı olarak görüldü. Ancak acı olan gerçek şu ki, günümüzdeki bazı isimler, siyasi arenada umduklarına nail olamayıp nefsani vesveseleri karşısında mağlup bir hal sergilemek suretiyle, …

ABDÜLHAMİD’İN MUHAFIZIYDIM NASIL MASON OLDUM

Geçen yüzyıldaki mevcut yapısı dikkate alındığında masonluğu Kuzey Locaları ve Güney Locaları şeklinde iki kısma ayırmak mümkündür. Kuzey Locaları, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, İngiliz sömürgeleri, Almanya, İskandinavya, Hollanda ve birkaç Latin organizasyonundan ibaretti. Latin yahut Doğu Locaları ise monarşik yapılara şiddetle muhalifti. Sultan İkinci Abdülhamid ise masonluğa şiddetle karşı biriydi. O, bu tür cemiyetlere itibar …

İSMET ULUDUR! İSMET ULUDUR! MEMURLAR İNSANOĞLU’NUN KULUDUR!

Yıl 1944. Mevsim kış. Ancak kara kışa rağmen, özellikle İstanbul ve Ankara ahalisinin dilinde, belki sanatsal değeri olmasa da, siyasi bakımdan oldukça fazla ehemmiyet bulunan şiirler/deyişler dolaşmaktaydı. Söz konusu şiirler/deyişler, dönemin siyasilerinin hal ve gidişini konu edinerek onları acı bir surette yermekte ve hatta istihza ile rencide etmekteydi. Bir anlamda tek parti yönetiminin güven vermeyen …

OSMANLI DEVLETİ’NDE KADIN ELİNİN SİYASETE DOKUNMASI

Osmanlı padişahlarından ve sadrazamlarından bazıları nikahlarında bulunan kadınlarından hususiyle birine karşı fazlaca alaka göstermişlerdir. Bu anlamda hemen akla gelen ve çokça zikredilenler olarak Kanuni Sultan Süleyman’ı ve onun Hürrem Sultan’a olan bağlılığını yahut Sultan Ahmet’in Mahpeykar’a olan tutkusunu ya da Hatice Turhan Sultan’a olan Sultan İbrahim’in alakasını ve nihayet Sultan Abdülhamid’in Müşfika kadınefendiye gösterdiği yakınlık …

AĞLA KUDÜS AĞLA, RAHATLARSIN!

Kudüs ve bütün Filistin maalesef cayır cayır yanıyor. O yanarken ümmet-i Muhammed’in kalbi de yanıyor. Bu yanma ve yakılma, âlem-i İslam’a rağmen, İsrail tarafından Filistin’de her Ramazan ayında istisnasız tekrarlanıyor… Kutsal bir mekanda, vatanlarında, öz topraklarda Filistinlilerin canı yanıyor, kanı akıyor, ah u eninleri, feryad u figanları asumana yükseliyor… Esasen geçen asırdan bu tarafa, genel …

HERZL ŞAHİTTİR Kİ ABDÜLHAMİD FİLİSTİN’İ YAHUDİLERE SATMADI

Yahudilerin Filistin’de yeni bir yurt edinme hayali oldukça eskilere dayansa da bu hayalin mutlak bir hakikate dönüşmesi de bir o kadar yenidir. Konu tarih içerisinde birçok siyasi şahsiyetin gündemi olmuş, Napolyon’un vaatleri arasında yer almış, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşanın meşgalesi kılınmaya çalışılmış ve en nihayet 1836’dan itibaren Filistin’de bir Yahudi devleti kurma çabası daha …

TH. HERZL FİLİSTİN’İ SATIN ALMAK İÇİN 10.000 ALTIN RÜŞVET VAAT ETMİŞTİ

Sultan Abdülhamid’in iktidarının son on yılı Filistin’de Yahudilerin yurt edinme arayışının ziyadesiyle yoğunlaştığı bir zaman dilimi oldu. Yahudiler bir zamanlar vatanları olduğuna kani bulundukları Filistin’e geri dönme ve bu eski vatanı yeniden anavatan yapma arayışı içerisine girmişlerdi. Siyonizm’in bu dönemdeki lideri ise Theodore Herzl idi. Herzl, Yahudi milleti için bir vatan oluşturma gayretindeydi. Bunu temin için kullanılabilecek her …

ABDÜLHAMİD’İN İSTANBUL SEVDASI

Sultan Abdülhamid İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda doğdu. Beylerbeyi Sarayı’nda vefat etti. 76 yıl süren ömrünü, Çırağan’da kalmak istemesine rağmen Selanik’te murakabe altında tutulduğu günler hariç, bütünüyle İstanbul’da geçirdi. Şehzadelik yıllarında Kâğıthane’de oturdu, Maslak’taki köşkünde ikamet etti. Günlerini oldukça dolu ve hareketli bir surette geçirdi. Kâğıthane’den öteye ta Küçükçekmece’ye kadar, İstanbul’da dolaşmadığı, gitmediği, bilmediği yer kalmadı. Istranca …